Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
32654
post-template-default,single,single-post,postid-32654,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

SÜRÜDEN AYRILAN HAYVANLAR: BU PENGUEN BİZE NE ANLATIYOR?

Film yapımcısı Werner Herzog’un 2007 yılında çektiği Encounters at the End of the World belgeselinde, Antarktika’nın beyaz boşluğunda kolonisinden ayrılarak denize değil, dağa doğru tek başına yürüyen bir penguen görülür. Herzog bu sahneyi, büyük olasılıkla geri dönmeyecek bir penguenin hikâyesi olarak yorumlar. Uzmanlara göre penguenin seçtiği rota, hayatta kalma ihtimalinin neredeyse olmadığı bir yolculuğa işaret eder. Ancak görüntüler yıllar sonra yeniden dolaşıma girdiğinde sahnenin okunuşu değişir. Bu kez penguen; tükenmişliğin, içsel kopuşun, her şeyi geride bırakma arzusunun simgesi olarak yorumlanır. Video bu nedenle “Nihilist Penguen” adıyla anılmaya başlar. Bu yeni okuma, penguenin davranışını biyolojik bağlamından koparmaz ama ona başka bir soru ekler: Hayvanlar neden sürüden ayrılır?

Yön Bulma ve Fiziksel Sınırlar

Penguenin bu yürüyüşü, bilinçli bir tercih ya da sembolik bir “anlam arayışı” olarak değil; içgüdüler, çevresel koşullar ve fiziksel durumlarla şekillenen bir davranış olarak değerlendirilir. Yön bulma mekanizmalarındaki aksaklıklar, duyusal sorunlar ya da ciddi güç kaybı, nadiren de olsa alışılmış rotaların dışına çıkılmasına neden olabilir. Dışarıdan bakıldığında anlamsız gibi görünen bu hareket, çoğu zaman biyolojik sınırların bir sonucudur.

Hastalık ve Zayıflık

Sürü hâlinde yaşayan hayvanlarda tempo hayati öneme sahiptir. Antiloplar, açık arazide yaşayan ve sürü hâlinde hareket ederek yırtıcı baskısını azaltan türlerdir. Sürünün birlikte ilerlemesi hem çevreyi daha iyi gözetlemeyi hem de ani kaçışlarda uyumu sağlar. Ancak hastalık, yaralanma ya da ciddi güç kaybı yaşayanlar bu tempoyu sürdüremeyebilir. Böyle durumlarda sürünün gerisinde kalmak ya da sürüden kopmak, bilinçli bir ayrılıktan çok fiziksel sınırların dayattığı bir sonuçtur. Doğada sürünün devamı, çoğu zaman en yavaş hıza göre değil, çoğunluğun sürdürebildiği hareket ritmine göre şekillenir.

Yaşlanma

İnsanlarda olduğu gibi hayvanlarda da zamanla hareket kabiliyeti azalır. Filler son derece sosyal hayvanlardır ve karmaşık bir toplumsal yapıya sahiptir. Dişi filler, yaşlı ve deneyimli bir dişinin önderliğinde matriarkal sürüler hâlinde yaşar. Erkek filler ise belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra bu yapıdan ayrılır; yaşamlarını yalnız ya da küçük erkek grupları içinde sürdürür.

Genetik Çeşitlilik

Aynı sürü içinde kalmak bazı türler için uzun vadede hayatta kalma riskini artırır. Kurtlarda yavrular belli bir olgunluğa ulaştığında doğdukları sürüyü geride bırakır. Bu kopuş, akrabalı üremenin önüne geçmek için gereklidir ve türün genetik sağlığını koruyan doğal bir mekanizma olarak işler. Sürüden ayrılan genç kurtlar, yeni bir eş ve yeni bir yaşam alanı arayışına girer. Bu ayrılık bir çatışmanın ya da başarısızlığın sonucu değil, türün devamlılığı için işleyen bir zorunluluktur.

Hiyerarşi ve Dışlanma

Her sürünün bir düzeni vardır. Mesela aslan sürüleri… Dişi aslanlar ve yavruların oluşturduğu güçlü sosyal bağların yanında erkeklerin yaşam döngüsüne göre şekillenen bir ayrışma sürecini de barındırır. Erkek aslanlar yaklaşık 26-35 ay sürüyle birlikte kalır; bu dönemde sürünün dişileri ve baskın erkekler hem akraba çiftleşmesini önlemek hem de sürünün genetik çeşitliliğini korumak için genç erkeklerin sürüden ayrılmasına neden olur; bazıları tüm hayatını göçebe ve yalnız bir yaşam tarzı sürerek geçirebilir.

 380 okunma

Derya Ülkar